TÜMÜ

İyi Tarım Kazandırıyor

30 Kasım 2015

Prof. Dr. Ruhsar YANMAZ

Ankara Üniversitesi

Ziraat Fakültesi

Bahçe Bitkileri Bölümü/ANKARA

E-posta  :yanmaz@agri.ankara.edu.tr

 ruhsaryanmaz@gmail.com

Gıda güvenliği kavramı 1990’lı yıllardan itibaren dillendirilmeye başladı. Daha önceleri dünyadaki açlık sorununa çözüm olarak sunulan kimyasal gübreler bitkilerde verim ve kaliteyi artırdı. Ama yararlı dozun üzerine çıkıldıkça bitkiler hastalık ve zararlılara karşı duyarlı hale geldi.  Sağlıklı bitki elde edilmek istenirken kimyasal ilaç uygulamaları arttı. Bitkiler böcek ve hastalıklara karşı dayanıklılık mekanizmaları oluştururken, hastalık ve zararlılar da ilaç etken maddelerine karşı direnç kazandılar. Bu savaştan hastalık ve zararlılar galip çıktı. Sonuçta yeni hastalık ve zararlı ırkları görülmeye başlandı. Verim ve kalite artışı adı altındaki yoğun girdili üretim sistemleri çevreye ve çevre sakinleri olan bitki, hayvan ve insana zarar vermeye başladı.

Dünyadaki teknolojik gelişmelere paralel olarak yaşamı hız kazanan insana gıda gereksinmelerini karşılamak için de hızlı bir üretim şekli gerekiyordu. Bu nedenle enerji verecek diyet programları ile beslenen insan, hareketsiz bir yaşamın sonucunda hastalıklara duyarlı hale geldi. Günümüzde karşılaşılan pek çok hastalığın kökeninde beslenme ve beslenme alışkanlıkları yatıyor. Beslenmede kullanılan gıda ham maddeleri ve işlenmiş gıdalardaki sağlığı tehdit eden katkı maddeleri kalp, kanser, sinir, sindirim, solunum yolları hastalıklarını körüklüyor. Bu durumda üretimden soframıza gelen her gıdayı kontrol etmek gerekiyor.

 

Günümüzde güvenilir gıdaya ulaşabilmek için pekçok kontrol sistemi var. Bunlardan biri HACP, çoğunlukla gıda işletmelerinde tehlikeli kritik kontrol noktalarının denetlenmesini esas alıyor. Diğeri çevreyle dost, tüketici ve üretici sağlığını ön plana çıkararak hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumaya yönelik İyi Tarım Uygulamaları.

Pek çoğumuzun EUROGAP (Avrupa İyi Tarım Uygulamaları) olarak bildiğimiz bu kontrollü üretim sistemi, öncelikle meyve ve sebzelerde başlamışken şimdi giderek tarla ve süs bitkileri ile hayvancılık alanında uygulama alanı buluyor. 1999 yılında Avrupa’daki Meyve ve Sebze Perakendecileri Almanya’da bir araya gelerek tüketiciye daha sağlıklı ürün götürmek için bir dizi standart geliştiriyorlar ve daha sonra Avrupa Birliği ithal edeceği ürünlerde   bu kontrol sisteminden geçmiş olduğuna dair bir sertifika istemeye başlıyor.

İyi Tarım Uygulamaları (İTU) veya Doğru tarım uygulamaları diye adlandırdığımız sistem, tarımsal üretimi 3 ana hedef doğrultusunda şekillendirmek istiyor.



  1. Tarımsal üretim sistemini sosyal açıdan yaşanabilir hale getirmek
  2. Tarımsal üretimin ekonomik açıdan kârlı ve verimli olmasını sağlamak
  3. Tarımsal üretimin çevre, insan, hayvan ve bitkilerin sağlığı ve refahını düşünerek yapılmasını sağlamak.

 

İTU üretim sisteminde ITU olarak oluşturulan kriterlerin yanında,  Zararlılarla Entegre Mücadele (Integrated Pest Management-IPM) ve Entegre Ürün Yetiştiriciliği (Integrated Crop Management - ICM) teknikleri de birlikte uygulanıyor. Bunun dışında ürün kalitesi, ürünün yetiştirildiği çevre ve çevrede yaşayan canlıların refahı da ön planda tutulduğu için Uluslararası Kalite Yönetim Sistemi (ISO 9001), Çevre Yönetim Sistemi (ISO 14001) ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi (OHSAS 18001)’standartlarını da kullanıyor.

İyi Tarım Uygulamalarının temeli üretimin farklı aşamalarında kontrol noktalarının belirlenmesi esasına dayanır. Bu amaçla yapılması gerekenler 3 ana kategoriye ayrılmıştır. Bunlar, mutlaka yapılması (1. derece) gerekenler, yapılmasında fayda olanlar (2. Derece) ve öneri  niteliğindeki kriterlerdir. Uluslararası standartlar ve çoğunlukla AB ülkelerindeki uygulamalar dikkate alınarak ülkemizdeki kontrol noktaları da belirlenmiştir (www.tarim.gov.tr). Çizelge 1’de İTU ile yapılan bitkisel üretimdeki kontrol noktaları görülmektedir. Çizelgenin incelenmesinden de anlaşılabileceği gibi İTU ile özellikle sağlık yönünden en büyük riski oluşturan bitki koruma ilaçlarının kullanımı kontrol altına alınmaktadır.

 

İyi Tarım Uygulamaları hangi kesimlere yarar sağlayabilir?

İyi Tarım Uygulamaları tarımsal ürünün üretildiği yerden tüketicinin eline geçinceye kadar denetlenen ve sertifikalandırılan bir sistemdir. Dolayısıyla ürünün her aşamada kontrol edilmesi, üretici, pazarlayıcı ve tüketiciye fayda sağlar. Bu faydaları aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

1.      Gıda güvenilirliği: İTU sertifikası almış bir ürün, tarladan tüketicinin sofrasına gelinceye kadar 13-14’den fazla noktada denetlenir. Denetlemeler özellikle kimyasal ilaç kullanımı ve hasat sonrasındaki aşamalarda daha yoğundur. Bu nedenle tüketici İTU sertifikalı bir ürün tükettiğinde kendini güvende hisseder. Tükettiği ürünün çevreye zarar vermeden, üretim sırasında her canlının sağlık ve refahı düşünülerek üretildiğinin huzurunu duyar. Bu nedenle ürüne ödediği yüksek olan fiyatı önemsemez.
2.      Satış garantisi: İTU sertifikalı ürünler yurt dışı pazarlarda aranan ürünlerdir. Bu tip sertifikaya sahip olan üretici, toptancı ve ihracatçı ürününü sertifikasız ürüne göre daha rahat pazarlayabilir.
3.      Toprak verimliliğini koruma:  İyi Tarım Uygulamalarına göre üretim yapan üretici, toprağını erozyondan korur.  Yıllar içinde uyguladığı yöntemlerle toprağın verimliliğini artırmış olur.



 

Çizelge 1. Bitkisel üretimde İTU kontrol noktaları ve önem dereceleri


No


Kontrol noktası


Önem Derecesi


1. derece


2. derece


Tavsiye


1


İzlenebilirlik


+


 


 


2


Üretim materyali


 


 


 


 


Kalite ve sağlık


 


+


 


 


Hastalık ve zararlılara dayanıklılık


+


 


 


 


Kimyasal uygulama ve kaplamalar


 


+


 


 


Ekim ve dikim


 


+


 


3


Üretim alanının geçmişi


 


 


+


4


Toprak yapısı


 


 


+


5


Gübre kullanımı


 


 


 


 


Gübre gereksinimi


 


+


 


 


Gübre kalitesi


 


+


 


 


Gübre kayıtları


 


+


 


 


Uygulama miktarı


 


+


 


 


Gübre depolama


 


+


 


 


Organik gübre


 


+


+


6


Sulama


 


 


 


 


Sulama yöntemi


 


 


+


 


Sulama yönetimi


 


 


+


 


Sulama suyu kalitesi


+


 


 


 


Su kaynağı


 


+


 


7


Entegre mücadele


 


+


 


8


Bitki Koruma Maddeleri


 


 


 


 


Ürün seçimi


+


 


 


 


Ürün ruhsatı


+


 


 


 


Faturalar


 


+


 


 


Ürün bilgileri


 


+


 


 


Yasak ilaç


+


 


 


 


Ürün seçen kişinin yetkinliği


+


 


 


 


Kayıt tutma


+


 


 


 


Hasat öncesi süre


+


 


 


 


Uygulama ekipmanları


 


+


 


 


Artan karışımların atılması


 


+


 


 


Kalıntı analizi


 


+


 


 


Kalıntı sınırları (MRL) ve engelleme yolları


+


 


 


 


Bitki Koruma ürünlerinin depolanması


+


 


 


 


Boş kutuların uzaklaştırılması ve mevzuata uygunluk


+


+


 

    1. 4.      İlaç ve gübre tüketiminde azalma: İyi tarım uygulamalarında özellikle hastalık ve zararlılarla mücadelede kültürel önlemler, entegre mücadele ve biyolojik mücadele ön plana çıkarıldığı için yıllar içinde bahçe ve tarlalarda biyolojik denge yeniden kurulacağından kullanılan ilaç miktarı azalır. Üretim girdilerinden ilaç ve gübrede azalma olur. Bu da hem üretici açısından hem de dışa bağımlı ilaçlar konusunda ülke ekonomisine katkı sağlamış olur.
    1. 5.      Üretim kalitesinin artması: İyi tarım uygulamalarının ana hedefi dayanıklı çeşitleri ve kültürel önlemleri ön plana çıkararak bitki verim ve kalitesinin yanında sağlık değerini artırmaktır. Bitki gelişmesini kontrol edecek kimyasal maddelerin kullanımı serbesttir. Ancak verilecek miktar bitkinin istediği, toprakta eksik olanı tamamlamaya yöneliktir. Böylece zaman içinde bitkinin kalite ve sağlık değeri artmaktadır.
    1. 6.      Üretim teknolojisinde gelişme: İTU bir işletmenin modernleşmesi üzerinde etkilidir. Uygulama için üretici ve çalışanların eğitimi esastır. Kontrol işlemlerinin yürütülmesinde modern teknolojiden yararlanılır. Toprak, su, gübreleme, tarımsal mücadele, hasat ve sonrasında alınacak iyileştirme önlemleri ile  işletmeler temiz, hijyenik ve modern şekle dönüşmektedir.
    1. 7.      İş güvenliği: İTU, HACCP ve Uluslararası kalite standartlarından yararlanır. Sistem iş yerindeki iş güvenliğine öne çıkarır. Böylece gerek işletmelerdeki ve gerekse tarlada çalışanların can güvenliği, sağlığı ve hakları ön plana alınmakta, bu da işçilerin iş yerine aidiyet duygusunu geliştirmektedir. 

Üretici İTU’na nasıl geçebilir?

İTU uygulamasına geçmek için üreticilerin bir zorunluluğu yoktur. Ancak yurt dışına ihracat yapan işletmeler için ithalatçı ülke istiyorsa zorunluluktur. Zorunlu olmasa da üreticinin bilinçlendirilmesi ile üretimin kalitesinde artış sağlanabilir.

            İTU’na geçmek isteyen bir üreticinin 3 şeyi kabul etmesi gerekmektedir.

    1. 1.      İzlenebilirlik: İTU’nın en önemli hedeflerinden biri işletmelerin izlenebilirliğini sağlamaktır. Bu nedenle uygulamaya geçecek üreticilerin izlenmeyi yani işletmesini denetleyici firmaya açması ve gereklerini yerine getirmesi gereklidir
    1. 2.      Kayıt tutma: İTU kayıtlı bir üretim sistemidir. Aslında üretimin her aşamasının kayıt altına alınması faydalı bir uygulamadır. İzlenebilirlik için de esastır. Ancak ülkemiz üreticilerinde kayıt tutma alışkanlığının olmaması nedeniyle, kayıtlı sisteme geçmekte sorunlar yaşanabilmekte ise de ITU’na geçen üreticiler için hazırlanmış uygulanması kolay kayıt sistemleri bulunmaktadır.
    1. 3.      Denetlenmeyi kabul etme: İTU yapacak üreticilerin bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile antlaşması gerekmektedir. Antlaşma sonrası işletme sene içinde belirli zamanlarda denetlenir. Üretici kontrol ve sertifikasyon şirketinin uyarıları doğrultusunda gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlü olduğunu kabul etmelidir.

 

Ülkemizde yurt içi ve dışı bağlantılı kontrol ve sertifika veren şirket sayısı 23 adettir. Çizelge 2’de ülkemizdeki kontrol ve sertifikalandırma şirketlerinin isimleri ve bulundukları iller verilmiştir. Ülkemizde sertifikalandırma işi yapan şirketlerin Ulusal akreditasyon kurumumuz olan TÜRKAK (Türk Akreditasyon Kurumu) tarafından denetlendiklerine ilişkin belge almaları gerekmektedir

Çizelge 2. Ülkemizdeki İTU kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları (www.tarim.gov.tr).


No


Kuruluşun adı


Bulunduğu il


Yetki tarihi


1


Control Union


İstanbul (Merkez),  İzmir ( Şube)


2014-2016


2


Biobel


İstanbul


2014-2016


3


T mena


İzmir


2014-2016


4


Ekoinspekt


Adana


2014-2016


5


CTR


Ankara


2013-2015


6


ETKO


İzmir


2013-2015


7


ECAS


Antalya


2013-2015


8


TürkGap


Mersin


2013-2015


9


Nissert


Ankara


2013-2015


10


TRB


Ankara


2013-2015


11


Ekotar


Mersin


2013-2015


12


Orser


Ankara


2013-2015


13


Anka-Global


Ankara


2013-2015


14


FQC


İstanbul


2013-2015


15


USB


İzmir


2013-2015


16


FRG*


İzmir


2013-2015


17


EuroGap


Diyarbakır


2013-2015


18


Egetar


İzmir


2013-2015


19


Tcert


Mersin


2014-2016


20


Kayısı


Malatya


2015-2017


21


İntertek


Gaziantep


2014-2016


22


Gapcert


Gaziantep


2014-2016


23


Naviga


İstanbul


2014-2016

 

ITU sertifikası her ürün için ve yıllık olarak alınır. Her sene yeniden alınması gerekir. Ancak sisteme geçen kurumlarda yıllar içinde belirli bir düzen kurulacağından denetleme ücretlerinde ve denetleme sayısında giderek azalma görülür. Üreticiler tek tek sertifika alabilecekleri gibi üye oldukları üretici birlikleri veya kooperatifleri kanalıyla grup halinde de alabilirler. Grup halindeki sertifikalandırmalar daha ekonomik olmaktadır.

İTU’ya destekler

İyi tarım uygulamalarının ülkemizde yayılabilmesi için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2008 yılından itibaren İTU’ya özgü destek verilmektedir. İTU sebze ve meyvelerde açıkta ve örtüaltı alanlarına ayrı ayrı verilmektedir. Çizelge 3’de 2008-2013 yılları arasında verilen destek tutarı ve desteklenen alan miktarları verilmiştir. Çizelgeye göre özellikle 2012 yılından itibaren destek miktarının arttığı dikkat çekmektedir. Bunun sonucu olarak da ülkemizdeki İTU’na geçen alan miktarı artış göstermiştir.

Türkiye’de İyi tarım Uygulamaları

Türkiye’de İyi tarım uygulamaları 2007 yılından itibaren istatistiklerde yer almaya başlamıştır. 2007 yılında 18 ilimizde İTU ile üretim yapılırken 2013 yılında il sayısı 56’ya çıkmıştır. Bununla birlikte ülkemizde 2013 yılı değerlerine göre İTU ile üretim, 100 000 da alanda 1 6000 000 t civarındadır. Bu miktar ülkemizdeki bitkisel üretim değerleri içinde çok küçük bir paya sahiptir. İTU ile üretim en fazla domates, mandarin, portakal, limon, elmada yapılmakta (100-300 bin t), bu türleri soğan, Antep fıstığı, biber, marul, mısır, çeltik, nar, zeytin, pamuk ve üzüm 20-40 bin t arasında değişen değerlerle izlemektedir (www.tarim.gov.tr). Bu rakamlara göre üretim sınırlı görünüyorsa da, ITU üreticiler tarafından benimsenmiştir. Bu nedenle gelecek yıllarda üretimin artacağı, işletmelerin de giderek modernleşeceği düşünülmektedir.

 

Çizelge 3. İTU’na verilen tarımsal destek miktarı  (www.tarim.gov.tr)


Yıllar


Üretici sayısı


Desteklenen alan (da)


Destek Tutarı TL/da


Destekleme Miktarı (TL)


Meyve Sebze


Örtü altı


2008


146


18 975


15


75


341 541


2009


796


112 418


20


80


1 803 519


2010


2069


250 789


20


80


5 339 000


2011


2011


293 787


25


100


6 368 114


2012


2847


392 030


25


100


10 793 366


2013


6135


689 282


25


100


18 780 088

 

 

 

Çizelge 4. İTU yapılan üretici, üretim alanı ve üretim miktarı

 


Yıllar


İl Sayısı


Üretici Sayısı


Üretim Alanı (ha)


Üretim Miktarı (Ton)


2007


18


651


5 361


149 693


2008


19


822


6 023


---


2009


42


6 020


170 280


---


2010


49


4 540


78 174


---


2011


49


3 042


49 963


1 717 221


2012


47


3 676


83 717


1 538 556


2013


56


8 170


98 510


1 599 636

Kaynaklar

Anonim 2014a. Bitkisel üretimde İTU Kriterleri. www.tarim.gov.tr.

Anonim 2014b. İTU desteklemeleri. www.tarim.gov.tr

Anonim 2014c. İTU için kontrol noktaları. www.tarim.gov